TAROT NEDİR?

Tarot bugunkü anlamıyla bir “fal ve kehanet aracı” olmayıp, 78 karttan oluşan bir kişisel gelişim ve psikolojik destek aracıdır. Aynı zamanda tarot, birçok sembolden oluşan bir dil ve bir bilinçaltı okuma sanatıdır. Bu sanatın ortaya çıkışını ve tarih boyunca güçlenerek ilerleyişini birlikte izleyelim…

Tarot kelimesinin etimolojik kökenine baktığımızda, dilimize Fransızca’dan geldiğini görürüz. İlk kez ortaya çıkışı konusunda ise çeşitli görüşler mevcuttur. Bir görüşe göre tarot kelimesinin Fransızca’ya İtalyanca’daki “tarocco, tarocchi” kelimelerinden geçtiği öne sürülmektedir. Bir başka görüşe göreyse tam tersi şekilde, kelimenin İtalyanca’ya Fransızca “tarau” kelimesinden geçtiği öne sürülmektedir.

İtalyanca “tarocco” kelimesinin ilk ortaya çıkışına dair iki farklı görüş daha vardır. İlk görüşe göre “tarocco” kelimesi İtalyanca trionfo (zafer) kelimesinden gelmekte. XV.yy’da oyun kartları veya kağıt oyunları da “trionfo” olarak isimlendirilmekteydi. Zaman içinde “trionfo” denen birden fazla deste ve oyun turu varlık gösterdiği için, tarot oyununu ifade edebilmek için yeni bir kelime olan “tarocco” kelimesi türetildi. İkinci görüşe göreyse, “tarocco” kelimesi Taro Nehri’nden gelmektedir.

Bazi ezoterik kaynaklar, tarot kelimesinin kokenini antik medeniyetler ve Kabala’ya dayandirirlar. Bu goruslerden birine gore tarot kelimesi Misir dilindeki  “ta-rosh” ya da “taru” kelimelerinden turemistir. Bir baska goruse gore de kabalistik bir tetragrammaton olan “tora” ve “rota” kelimelerinden ve bu kelimelerin çeşitli varyantlarından türetilmiştir.

XVIII. ve XIX. yy okültistleri tarot kartlarının kökenini Mısır’a dayandırsa da esasında öncelikle oyun kartlarının asıl kökenini bulmak ve bunun için Çin’e kadar uzanan bir yolculuk yapmak gereklidir çünkü kağıdın ilk keşfedildiği yer Çin’dir. M.Ö. II. yy’da kağıdın bulunması ile Çin, ilk kağıt para, kitap ve kart basan ülke haline gelmiştir. İlk oyun kartları da IX. yy’da Çin’de Tang hanedanı döneminde ortaya çıkmıştır. Bu oyun kartları Domino oyununa benzeyen bir oyunu oynamak için basılmışlardı. Oyun zamanla 4 seriden oluşan bir set haline geldi ve bugünkü halini almaya başladı.

VII. yy’da kağıt üretimi Asya üzerinden Orta Doğu’ya ilerlediğinde, Hintliler ve Persler tarafından yeni kağıt oyunları keşfedildi. Hindistan’da ortaya çıkan oyunlardan biri Ganjifa oyunudur. Ganjifa kartlarının bir çeşidi de Memlük kartlarıdır. Memlük destesinde, polo çubuğu (değnek), kılıç, kupa ve tılsım sembollerini taşıyan ve 10’ar karttan oluşan 4 seri ve 3 de “saray” kartı görmek mümkün. Avrupa’da yayılmaya başlayan ilk kartlar Memlükler tarafından yapılan bu destedir. Memluk destesinden günümüze iki deste (47 adet kart) kalmıştır ve bu kartlar Türkiye’de bulunmaktadır.

Tarot kartlarının 22 majör arcana ve 56 minör arcana kartından oluşan yapısı, XV.yy başlarında kuzey İtalya’da dört sembol serisine (minör arcana) alegorik figürlerden oluşan beşinci bir seri (majör arcana) eklenmesiyle ortaya çıktı. Bu dönemde tarot kartları, oyun kartı olarak kullanılırdı ve oynanan oyun da bugün briç olarak bildiğimiz oyunun atası niteliğindedir.

I giocatori di Tarocchi, XV. yy

Majör arcana serisi XVII.yy’dan beri 22 karttan oluşsa da, serinin en eski örneklerinin çoğu etiketsiz ve numarasız olduğu için majör arcanaların tam olarak kaç karttan oluştuğu bilinmemektedir. Örneğin major arcanaların en eski örneklerini kapsayan XVI.yy Floransasının Minchiate destesinde, Deli kartı ile birlikte 41 majör arcana vardır.

Tarot destelerinin belirli bir standardı izleyişi, 1507 yılını takiben Marsilya’nın İtalya dışı bir tarot kartı üretim merkezi haline gelmesiyle olmuştur. Marsilyalı üreticiler majör arcana kartlarını Roma rakamları ile numaralandırlar, üzerlerine isimlerini yazdılar ve üretimi standart hale getirdiler. Ancak bugün Marsilya destesi dendiğinde tarot destesinin üretildiği yere değil stiline refere edildiği anlaşılmalıdır.

Bilinen en eski tarot desteleri, 1450’lerde Milano’da hüküm süren Visconti-Sforza ailesi için Bonifacio Bembo atölyesinden cikmis olan destelerdir ve 15 desteden 271 kart günümüze ulaşabilmiştir. Eksiksiz olarak günümüze ulaşmayı başarmış en eski deste ise Visconti-Sforza destesinden 40 – 50 yıl sonra ortaya çıkmış olan Sola Busca destesidir.

XVII.yy sonu ve XVIII.yy başlarında tarot kartları birçok Avrupa ülkesinde yüksek popülarite kazandı. XVIII.yy sonlarına gelindiğindeyse Fransız Devrimi, beraberinde felsefi düşüncede büyük değişiklikler getirdi. Bu değişikliklerin alt akımlarından biri de okültizmdi. İnsanlar, dini metinler ve kadim metinlerdeki gizli bilgi ve gizemleri araştırmak üzere bir araya gelmeye başlarken, filozoflar ve okültistler de doğu mistisizmiyle ilgilenmeye başladılar.

Tarotun mistik bir araç olabileceği ihtimalini ilk ortaya atan kişilerden biri Antoine Court de Gébelin’dir. De Gébelin, tarot kartlarının Thoth’un Kitabı‘nı temel aldığını ve Mısırlı rahiplerin bu kitaptaki bilgileri resimler aracılığı ile kodladıklarını yazmıştı. Bu düşüncesini doğrulayan hiçbir belge olmasa da, tarot kartlarının metafizik anlamlar kazanmasıyla minör arcana kartları Yunan felsefesinin dört elementi ile bağdaştırılarak; değnek ateş elementi ile, kılıç hava elementi ile, kupa su elementi ile ve tilsimlarsa toprak elementi ile özdeşleştirilmiş oldu ve de Gébelin’in analizine dayanan Marsilya Destesi tasarlandı. Bundan başka, Fransız okültist Jean-Baptiste Alliette (Etteilla), 1770 yılında tarotun bir kehanet aracı olarak kullanılabileceğine dair bir makale yazdı. Ardından de Gébelin’in yazılarını biraz daha genişleterek tarot kartlarının kökeninin Thoth’un Kitabı olabileceğine dair bir başka makale daha yazdı. Daha sonra 1791’de majikal ve astrolojik bağlantılar içeren ve de Gébelin’in Le Monde Primitif kitabını temel alan Etteilla Destesi’ni oluşturdu. Bu deste kehanette bulunma amacı ile yapılmış ilk tarot destesidir. Bu tarihten sonra tarot kartlarının okültizmle olan bağı güçlendikçe kartlar Kabala ve Yahudi mistisizmiyle de anılır hale geldi.

Bir başka okültist Eliphas Levi, de Gébelin ve Alliette’in çalışmalarını birleştirerek Dogme et Rituel de la Haute Magie isimli bir yazı yayınladı ve tarot kartları ile Hermetik Kabala arasında bağlantılar kurdu. Bu yazidan etkilenen isimlerden biri de Arthur Edward Waite’ti ve bu yazı böylece, günümüzün en çok bilinen tarot destesi olan ve Pamela Colman Smith tarafından tasarlanan RWS Destesi’nin önemli temellerinden biri haline geldi. 1940’a gelindiğinde ise eski Altın Şafak Hermetik Cemiyeti üyelerinden Aleister Crowley de sanatçı Lady Freida Harris’le kendi çalışmalarını aktardığı Thoth Destesi’ni yayınladı ancak yeteri sayıda baskısı olmadığı için bu deste RWS Destesi kadar yaygınlaşamadi. 1960’lara gelindiğinde tarot kartlarının bireysel ve sezgi yoluyla yorumlanması popüler hale gelmişti. Tarot’un Deli’nin yolculuğu olduğunu yazan ve major arcanaların Jung’un arketipleriyle bağını ilk kuran kişi The Tarot Revealed kitabı ile Eden Gary’dir.

Medieval Cat Tarot – Queen of Coins

1970’lerden bu yana ise tarot altın çağını yaşamakta. Günümüzde RWS sistemine dayanan onlarca çeşit tarot destesi ve kendi sistemini oluşturan onlarca oracle destesi bulabilmek ve bu destelerle bireysel ihtiyaçlara uygun çok çeşitli açılımlar formüle edebilmek mümkün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

YOUR CART
  • No products in the cart.
0